Ana içeriğe atla

Topkapı'dan Çapa'ya :)


 










Herkese merhaba :)

Ben İstanbul avrupa yakasında yaşıyorum ve gezmeyi çok seviyorum.Bazen ailemle,bazen arkadaşlarımla çoğu zamanda kendimle :) 

Bence insan kendisiyle de mutlu vakit geçirebilmeli :)

Çok geziyorum,yeni yerler keşfetmeyi seviyorum.Bazı insanlar bana nasıl bu kadar çok gezebiliyorsun İstanbul'da nasıl para yetiştiriyorsun diyorlar :) Sırlarım var ve sıkı durun bunu sizlerle paylaşacağım :)

Öncelikle kendi arabamı değil toplu taşımayı kullanıyorum.Aslında İstanbul'da aktarma ücretsiz değil ama yine de arabadan ekonomik ve hızlı .Gerçi arabam az yakıyor ama asıl mesele trafiğin çok oluşu.Tramvay,metro,metrobüs ve marmarayın kendi yolu olduğu için oldukça hızlı oluyor.Mecbur kalmadıkça otobüs kullanmıyorum çünkü o da araç trafiğine takılıyor.

Gelelim ikinci mevzuya.Amaç yeni bir yerler görmek mi yoksa lüks yerlerde yiyip içmek mi?Bence keşfetmek daha önemli.İstanbul'da ipin ucu bi kaçtı mı toparlayamazsınız.

Mesela sırt çantamın içine su,ufak bi termosta kahve,bazen ufak atırştırmalıklar koyuyorum.Güzel bi nokta buldum mu mesela Kuzguncuk sahil gibi kahvemi çıkarıp yanına da varsa bi pastaneden poğaça mı alıp yiyorum.Zaten evden kahvaltı yapıp çıkarım.Öğle yemeğini böyle geçiştiryorum.Akşam da zaten evde olmaya gayret ediyorum.











İyi bir termos aldığınızda en az 3 saat sıcak tutuyor kahvenizi ;)



























Bazen de yakın mesafe ise yürüyerek gidiyorum.Örneğin Topkapı surları gezdim ve daha sonra yakında olan Çapa' ya yürüyerek gittim.










Çapa Fatih ilçesinin en gelişmiş semtlerindendir.Ayrıca öğrenci nüfusu çok olduğu için lokanta cafe restoran oldukça fazla.Ve uygun fiyatlı alternatifler var.









Sadece bu dediklerimi yaparak bile oldukça tasarruf edebilirsiniz.Çünkü artık bir filtre kahve 17 tl a dostlar.Hayat çok pahalı.Her harcamayı dikkatli yapmak lazım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arkas Sanat Merkezi-Pencere Sergisi

 İzmir Kordon'da bulunan Arkas Sanat Merkezinde Pencere Sergisine gittim. Pencere temalı harika resimler vardı.Kendimi alamadım ki 3 saat dolaşmışım :)  Teknik olarak en beğendiğim de bu resim oldu Ve şöyle bir evim olsun isterdim :) Bu sergiyi 23 Temmuza kadar gezebilirsiniz . Arkas Koleksiyonu’nda Pencere” sergisi, pencereyi mimari bir öğe olarak ele almanın ötesinde, pencerenin açıldığı anlam katmanlarına odaklanan kapsamlı bir resim seçkisi sunar. Sergi, 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Türkiye’den ve yurt dışından çeşitli sanatçıların resmettiği pencerenin tuvaldeki temsilini sorgular. Pencere, perspektif araştırmalarındaki rolünden sembolik kullanımına, sanatta aynı anda birçok formda karşımıza çıkan bir motif olmayı sürdürür. Resim, sanatçının dünyaya açılan penceresidir.  Resim sanatında dış dünyayı içerinin bir parçası haline getiren pencereler; kimi zaman umut, özlem ya da özgürlük gibi en derin duyguları sembolize ederken, kimi zaman hayatın ve varoluşun temsili...

Gazi Osman Paşa Türbesi

  Herkese merhaba Bugün Fatih Caminin avlusunda bulunan Gazi Osman Paşa Türbesine götüreceğim sizi . Türbe 1900 ‘de ll.Abdülhamit tarafından Mimar Kemalettin’e yaptırılmış.Neo-klasik yapıda . Gazi Osman Paşa (1832-1900) Plevne kahramanı olarak bilinir.Plevneyi 5 ay boyunca öyle bir savunur ki tarihe geçer,hatta bu 5.ay sonunda esir düşünce düşman saygı gösterip kılıcını dahi almaz . Savaştan dönünce ll.Abdülhamit ona “Gazi”unvanı ile bir kılıç   hediye etmiş.Ve vasiyeti üzerine ölünce Fatih Cami haziresine gönülmüş . Nurlar içinde yatsın .. Ben de Fatih Camii’ni ziyarete gittiğimde Gazi Osman Paşa’nın türbesini de ziyaret etmiştim.Cami Avrupa yakasında Fatih ilçesinde.Biz Kabataş-Bağcılar tramvayında Çapa durağında inip Önce Vatan Caddesine gidip sonra Navigasyon ile yürüyerek Fatih Camiine ulaşmıştık .Biliyorum uzun ama İstanbul’da toplu taşıma çok zahmetli ,kalabalık,insan bir an önce kendini dışarı atmak istiyor. Umarım siz de Fatih Cam...

Şemsi Ahmet Paşa Cami (Kuşkonmaz Cami)

  Herkese merhaba.Üsküdar’a gidip pek de dikkat kesilmediğimiz bu deniz kenarındaki şirin cami Şemsi Ahmet Paşa Cami.Marmarayla geliyorsanız Marmaraydan çıkınca sola doğru,Kız Kulesi’ne giden yolun üzerinde cami. 1580 yılında lll.Murat zamanında sadrazam olan Şemsi Ahmet Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmış.Aslında içinde medrese ve türbeleriyle küçük bir külliye bu yapı. Cami yaptırılırken Paşa Mimar Sinan’dan farklı bir istekte bulunmuş,”Caminin minarelerine tek bir kuş dahi konup kirletmeyecekmiş.” Mimar Sinan öyle bir tasarlamış ki camiyi ;Karadeniz ve Marmara rüzgarlarının kesiştiği bir konumda yaptığı camiye kuşlar konmak istediğinde rüzgarın görünmez duvarına çarpıp yol değiştiriyormuş.Mimar Sinan’ın bu başarısı dilden dile dolaşmış ve o günden bugüne halk da bu camiye Kuşkonmaz Cami diyorlarmış. Şemsi Ahmet Paşa caminin tamamlandığını göremeden vefat etmiş ama caminin yanındaki türbede gömülü ve adı yaptırdığı eserle yaşıyor.