Ana içeriğe atla

Orhangazi Cami-Bilecik

 









Orhan Gazi Camii'nin ilk yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber Orhan Gazi'nin diğer eserleriyle birlikte 14'üncü yüzyıl başında yapıldığı sanılmaktadır. 365 cemaat kapasiteli mabet 1973 yılında tamirattan geçirilmiş ve restore edilmiştir. Şeyh Edebalı Türbesi'ne 50 metre uzaklıkta olup, en ilginç yanı, minareler camiye bitişik olurken, burada ise asıl minaresi ana binadan 30 metre uzakta bir kayanın üzerine inşa edilmiş olmasıdır. II. Abdülhamid zamanında önemli bir onarım görmüştür. Orhan Gazi Camii Osmanlı Devri Türk mimari sanatının dini mimari alanında ilk kubbeli yapı denemesinin örneğidir. Kubbe üzeri restorasyon sırasında kurşunla kaplandığı için Kurşunlu Camii adıyla bilinir.





















Osmanlı Devleti'nin manevi kurucusu kabul edilen Şeyh Edebali, Mevlana Celaleddini Rumi’nin çağdaşıdır. Künyesi İmadüddin Mustafa b.İbrahim b.İnac el-Kırşehri’dir. Edebalı ilk tahsilini Karaman’da yaptı. Hanefi hukukçusu Necmeddin ez-Zahidi’nin öğrencisi oldu. Daha sonra Dımaşk’a (Şam) giderek Sadreddin Süleyman b.Ebül-iz ve Cemalettin el-Hasiri gibi dönemin tanınmış alimlerinden dini ilim tahsil etti. Şam’dan ülkesine dönünce tasavvufa yöneldi. Eskişehir yakınlarında bulunan İtburnu Köyü’nde bir zaviye kurarak halkı irşada başladı. Aşıkpaşazade zaviyesinin hiç boş kalmadığını, Edebalı’nın gelip geçen fukaranın hertürlü ihtiyacını gidermeye çalıştığını, hatta bu maksatla koyun sürüsü bulundurduğunu kaydederler. Söğüt ve Domaniç yaylaları, Selçuklu Devleti tarafından aşiretine yaylak ve kışlak olarak verilen Osman Gazi sık sık Edebali’nin zaviyesinde misafir olarak kalırdı. Orta Asya’dan getirdikleri bir takım özelliklerden dolayı alim ve sufilere karşı son derece hürmeti olan Osman Gazi, mübarek günlerde Edebalİ’nin zaviyesine giderek dini ve idari konularda  onun görüşlerini alırdı.



















Türbenin bulunduğu yerden manzara :)





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arkas Sanat Merkezi-Pencere Sergisi

 İzmir Kordon'da bulunan Arkas Sanat Merkezinde Pencere Sergisine gittim. Pencere temalı harika resimler vardı.Kendimi alamadım ki 3 saat dolaşmışım :)  Teknik olarak en beğendiğim de bu resim oldu Ve şöyle bir evim olsun isterdim :) Bu sergiyi 23 Temmuza kadar gezebilirsiniz . Arkas Koleksiyonu’nda Pencere” sergisi, pencereyi mimari bir öğe olarak ele almanın ötesinde, pencerenin açıldığı anlam katmanlarına odaklanan kapsamlı bir resim seçkisi sunar. Sergi, 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Türkiye’den ve yurt dışından çeşitli sanatçıların resmettiği pencerenin tuvaldeki temsilini sorgular. Pencere, perspektif araştırmalarındaki rolünden sembolik kullanımına, sanatta aynı anda birçok formda karşımıza çıkan bir motif olmayı sürdürür. Resim, sanatçının dünyaya açılan penceresidir.  Resim sanatında dış dünyayı içerinin bir parçası haline getiren pencereler; kimi zaman umut, özlem ya da özgürlük gibi en derin duyguları sembolize ederken, kimi zaman hayatın ve varoluşun temsili...

Gazi Osman Paşa Türbesi

  Herkese merhaba Bugün Fatih Caminin avlusunda bulunan Gazi Osman Paşa Türbesine götüreceğim sizi . Türbe 1900 ‘de ll.Abdülhamit tarafından Mimar Kemalettin’e yaptırılmış.Neo-klasik yapıda . Gazi Osman Paşa (1832-1900) Plevne kahramanı olarak bilinir.Plevneyi 5 ay boyunca öyle bir savunur ki tarihe geçer,hatta bu 5.ay sonunda esir düşünce düşman saygı gösterip kılıcını dahi almaz . Savaştan dönünce ll.Abdülhamit ona “Gazi”unvanı ile bir kılıç   hediye etmiş.Ve vasiyeti üzerine ölünce Fatih Cami haziresine gönülmüş . Nurlar içinde yatsın .. Ben de Fatih Camii’ni ziyarete gittiğimde Gazi Osman Paşa’nın türbesini de ziyaret etmiştim.Cami Avrupa yakasında Fatih ilçesinde.Biz Kabataş-Bağcılar tramvayında Çapa durağında inip Önce Vatan Caddesine gidip sonra Navigasyon ile yürüyerek Fatih Camiine ulaşmıştık .Biliyorum uzun ama İstanbul’da toplu taşıma çok zahmetli ,kalabalık,insan bir an önce kendini dışarı atmak istiyor. Umarım siz de Fatih Cam...

Şemsi Ahmet Paşa Cami (Kuşkonmaz Cami)

  Herkese merhaba.Üsküdar’a gidip pek de dikkat kesilmediğimiz bu deniz kenarındaki şirin cami Şemsi Ahmet Paşa Cami.Marmarayla geliyorsanız Marmaraydan çıkınca sola doğru,Kız Kulesi’ne giden yolun üzerinde cami. 1580 yılında lll.Murat zamanında sadrazam olan Şemsi Ahmet Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmış.Aslında içinde medrese ve türbeleriyle küçük bir külliye bu yapı. Cami yaptırılırken Paşa Mimar Sinan’dan farklı bir istekte bulunmuş,”Caminin minarelerine tek bir kuş dahi konup kirletmeyecekmiş.” Mimar Sinan öyle bir tasarlamış ki camiyi ;Karadeniz ve Marmara rüzgarlarının kesiştiği bir konumda yaptığı camiye kuşlar konmak istediğinde rüzgarın görünmez duvarına çarpıp yol değiştiriyormuş.Mimar Sinan’ın bu başarısı dilden dile dolaşmış ve o günden bugüne halk da bu camiye Kuşkonmaz Cami diyorlarmış. Şemsi Ahmet Paşa caminin tamamlandığını göremeden vefat etmiş ama caminin yanındaki türbede gömülü ve adı yaptırdığı eserle yaşıyor.