Ana içeriğe atla

Yeşil Cennet Derekahve-Tire


 










Kapalı artık sana kapılarım

Çünkü sen de sevgimi hor kullandın..









Herkese merhaba :)

Bugün size bu yazımda neden Tire'ye gitmeniz gerektiğini anlatacağım :) 

Bunlardan ilki yeşilin her tonunu bulabileceğiniz Derekahve ..






















Adeta cennetten bir köşe gibi değil mi :)


Bazen bir ördek olmak istersin Derekahvede:)





Evden kendiniz yiyecek getirip burda piknik yapabilirsiniz.Tabiki mangal yakmak yasak.























Derekahvenin içinde cafeler var.Yani bu eşşiz ortamda oturup gözlemenizi yiyip yanında soğuk goruk şerbeti içebilirsiniz :) 



Bakmayın bu değirmenin böyle eski durduğuna,maşallah tıkır tıkır çalışıyor.



Tavsiyem bu şahane yere ilkbaharda gelmeniz.Çünkü yazın çok sıcak olabiliyor.

Derekahvenin dışında da yeni yeni birsürü cafe açılmış.bunlardan birini deneyimledik.




Bu cafe yukarıda kaldığı için derekahveyi üstten görüyor.


Çocuklu aileler için de keyifli olabilir.Küçük bir hayvanat bahçesi var.



Tire merkezden biraz yüksekte Derekahve.ancak uzak değil,arabanız varsa 2 dakikada çıkarsınız.Yoksa biraz yokuş yukarı yürümek gerek.Tabelalar var ancak Egenin insanı sıcaktır.Kime sorsanız gösterir:)

Yürürken gözüme çarpan güzellikleri fotoğrafladım :)





Bu arada İzmir Tire arası 90 km.Otogardan Tire otobüsleri kalkıyor.Veya Basmaneden Tire tirenine binebilirsiniz.





























Şehirleşme artsa da hala sakin bir hayatın olduğu Tire'ye sadece Derekahve için bile gelebilirsiniz .

Ayrıca manzaralı cafeleri de var .Mesela benim en sevdiğim Seyir Cafe.

https://birromantikgezgin.blogspot.com/2021/02/tire-seyir-cafe.html 

Ve Tire'de hala eski yöntemlerle keçe üretiliyor.Hediyelik eşya olarak çok çeşitli üretilen keçelerden alıp unutlmaya yüz tutan keçeciliğe katkıda bulunabilirsiniz.

https://birromantikgezgin.blogspot.com/2021/02/tirede-kececilik-sanat.html

Ayrıca tarihi eser bakımından da oldukça zengin bir ilçe Tire.Bununla ilgili de bir paylaşım yapacağım.Yapınca buraya linkini bırakırım :)

Şimdilik hoşçakalın :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arkas Sanat Merkezi-Pencere Sergisi

 İzmir Kordon'da bulunan Arkas Sanat Merkezinde Pencere Sergisine gittim. Pencere temalı harika resimler vardı.Kendimi alamadım ki 3 saat dolaşmışım :)  Teknik olarak en beğendiğim de bu resim oldu Ve şöyle bir evim olsun isterdim :) Bu sergiyi 23 Temmuza kadar gezebilirsiniz . Arkas Koleksiyonu’nda Pencere” sergisi, pencereyi mimari bir öğe olarak ele almanın ötesinde, pencerenin açıldığı anlam katmanlarına odaklanan kapsamlı bir resim seçkisi sunar. Sergi, 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Türkiye’den ve yurt dışından çeşitli sanatçıların resmettiği pencerenin tuvaldeki temsilini sorgular. Pencere, perspektif araştırmalarındaki rolünden sembolik kullanımına, sanatta aynı anda birçok formda karşımıza çıkan bir motif olmayı sürdürür. Resim, sanatçının dünyaya açılan penceresidir.  Resim sanatında dış dünyayı içerinin bir parçası haline getiren pencereler; kimi zaman umut, özlem ya da özgürlük gibi en derin duyguları sembolize ederken, kimi zaman hayatın ve varoluşun temsili...

Gazi Osman Paşa Türbesi

  Herkese merhaba Bugün Fatih Caminin avlusunda bulunan Gazi Osman Paşa Türbesine götüreceğim sizi . Türbe 1900 ‘de ll.Abdülhamit tarafından Mimar Kemalettin’e yaptırılmış.Neo-klasik yapıda . Gazi Osman Paşa (1832-1900) Plevne kahramanı olarak bilinir.Plevneyi 5 ay boyunca öyle bir savunur ki tarihe geçer,hatta bu 5.ay sonunda esir düşünce düşman saygı gösterip kılıcını dahi almaz . Savaştan dönünce ll.Abdülhamit ona “Gazi”unvanı ile bir kılıç   hediye etmiş.Ve vasiyeti üzerine ölünce Fatih Cami haziresine gönülmüş . Nurlar içinde yatsın .. Ben de Fatih Camii’ni ziyarete gittiğimde Gazi Osman Paşa’nın türbesini de ziyaret etmiştim.Cami Avrupa yakasında Fatih ilçesinde.Biz Kabataş-Bağcılar tramvayında Çapa durağında inip Önce Vatan Caddesine gidip sonra Navigasyon ile yürüyerek Fatih Camiine ulaşmıştık .Biliyorum uzun ama İstanbul’da toplu taşıma çok zahmetli ,kalabalık,insan bir an önce kendini dışarı atmak istiyor. Umarım siz de Fatih Cam...

Şemsi Ahmet Paşa Cami (Kuşkonmaz Cami)

  Herkese merhaba.Üsküdar’a gidip pek de dikkat kesilmediğimiz bu deniz kenarındaki şirin cami Şemsi Ahmet Paşa Cami.Marmarayla geliyorsanız Marmaraydan çıkınca sola doğru,Kız Kulesi’ne giden yolun üzerinde cami. 1580 yılında lll.Murat zamanında sadrazam olan Şemsi Ahmet Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmış.Aslında içinde medrese ve türbeleriyle küçük bir külliye bu yapı. Cami yaptırılırken Paşa Mimar Sinan’dan farklı bir istekte bulunmuş,”Caminin minarelerine tek bir kuş dahi konup kirletmeyecekmiş.” Mimar Sinan öyle bir tasarlamış ki camiyi ;Karadeniz ve Marmara rüzgarlarının kesiştiği bir konumda yaptığı camiye kuşlar konmak istediğinde rüzgarın görünmez duvarına çarpıp yol değiştiriyormuş.Mimar Sinan’ın bu başarısı dilden dile dolaşmış ve o günden bugüne halk da bu camiye Kuşkonmaz Cami diyorlarmış. Şemsi Ahmet Paşa caminin tamamlandığını göremeden vefat etmiş ama caminin yanındaki türbede gömülü ve adı yaptırdığı eserle yaşıyor.